ismailari.com

İsmail Arı'nın anasayfası

‘bilimsel yazılar’ etiketi için arşiv.

Havva'nın güncesinden

Yorum yapılmadı

Öğrendiğim birçok şey var şimdi, artık eskisi gibi değilim. Başlangıçta çok bilgisizdim.

...

En iyisi benim gibi deneyle öğrenmek böyle şeyleri. Bilgi deneyle kazanılıyor. Varsayımlar, yakıştırmalar, sanılar hiçbir şey katmıyor kişinin öğrenimine.

Birtakım şeyleri keşfedemiyor insan, ama varsayımlarla bunun üstesinden geleceğini de göremiyor ilkin. Böyle şeyleri keşfedebilmek için hiç yılmadan deneyleri sürdürmek gerek. Eğlenceli bir yol bu, böylece dünya daha bir ilginç oluyor. Bulunacak şey olmasa ne tadı kalır bu dünyanın? Bir şey bulmayı deneyip başaramamak da, en azından bulgulayabilmek kadar, belki de daha çok ilgi çekici. Sözgelişi suyun akışıyla ilgili gerçek, ben buluncaya dek büyülü bir defineydi sanki, ama bulduğum an bütün büyüsü birden bozuluverdi. Bir şey yitirmiştim sanki.

Deneylerle tahtanın, kuru yaprakların, tüylerin, daha başka birçok nesnenin suda yüzebileceğini öğrendim. Bütün bu bilgilerimden, bir kaya parçasının da yüzebileceği sonucuna varıyorum. Şimdilik bu sonuçla yetinmek zorundayım, çünkü bir kanıtlama yolu bulamadım daha. Ama bir yol bulacağım nasıl olsa, bütün o büyü gidecek, bozulacak. İşte bu durum üzüyor beni. Yavaş yavaş her şeyi keşfedeceğim, derken bir gün hiçbir büyü, hiçbir heyecan kalmayacak dünyada artık! Geçen gece düşündüm de bunu, uykum kaçtı.

 

Mark Twain, "Adêm'le Havva'nın Güncesi", Yapı Kredi Yayınları, 4. baskı, Çev: Akşit Göktürk, sf. 43-44.

 

14 Nisan 2011, Kategori: Genel, Etiketler:

Bilimsel blog tutmaya başlamak

1 yorum yapıldı

Blog, 'weblog' bileşik kelimesinin kısaltmasıdır, yani internet güncesidir. İnternet üzerinden yayın yapmak için kullanılan belli bir yoldur (yöntemdir) demek yanlış olmaz. Adı üstünde, bir İnternet güncesinin genel ihtiyaçlarına tamamıyla destek verir, hatta eklentiler ile bundan daha fazlasına da olanak sağlar.

Hemen hemen herkes bir şekilde Facebook kullandığı için Facebook özelliklerini aşağı yukarı biliyordur. O sebeple bir blogun temel özelliklerini herkesin anlayacağı Facebook örneğiyle anlatmak anlaşılır olacaktır umarım. Facebook, sizin arkadaş çevrenize yayın yaptığınız bir çeşit araçtır. Fotoğraflar, Notlar, Videolar, Duvar gibi bölümleri bulunur ve kullanıcı dostu bir arayüz ile etkileşimi kolaylaştırır. Programlama bilmenize gerek yoktur. Aynı şekilde bu konuda genel kültürünüz olmasına da pek gerek yoktur. Örneğin siz sayfa yükleme hızını pek dert etmeden büyük boyutlu bir fotoğraf eklersiniz, sizin yerinize fotoğrafın boyutu düşürülür ve sayfa yükleme hızı yavaşlamamış olur. Örneği burada bırakıp, asıl konuya döneyim. Bir blog temel olarak yazılardan (posts) ve sayfalardan (pages) oluşur. Yazılar, "Sevgili günlük!" diye başladığınız ve belli bir tarihe atfedilen içeriği oluştururken; sayfalar, tarihin pek önemli olmadığı, "hakkında", "projeler", "okurlardan" gibi bölümleri oluşturur. Örneğin bu okuduğunuz bir yazıdır, "okurlardan" ise bir sayfadır. Bu iki temel bileşenin yanında yazılarınızı sınıflandırmak için kullanacabileceğiniz kategoriler ve etiketler bulunur. Yazılara veya sayfalara okurlarınız yorum girebilir, veya başka sitelerden link verebilir. Bunların tümünü görebilirsiniz. Blog kardeşliği yapmak, ya da bağlantılar menüsü oluşturmak için bağlantılar adlı bir bölüm de mevcuttur. Site içeriğine eklediğiniz tüm resim ve dosyalar, ortam kütüphanesinden ulaşılabilir. Hangi dosyanın hangi yazıda kullanıldığını görebilir, istemezseniz daha sonra oradan silebilirsiniz. Tüm bunlar aynı Facebook örneğinde bahsettiğim gibi kullanıcı dostu bir arayüz ile kolaylıkla yapılabilir. Örneğin önceden yazdığım bir yazıya bir de bu arabirimden bakalım:

Gördüğünüz gibi, masaüstü bir kelime işlemcisi kadar anlaşılır bir arayüze sahip! Sol menüden istediğiniz bölüme geçip, değişiklikleri kolaylıkla yapabiliyorsunuz. Kalan özelliklerini siz de kurcalayarak keşfedebilirsiniz.

Yazının tamamını okuyun »

21 Haziran 2010, Kategori: Genel, Etiketler: , ,