ismailari.com

İsmail Arı'nın anasayfası

Kasım 2009 için arşiv

Öğrenen Google mı, yoksa biz mi?

Yorum yapılmadı

Google, ya da daha geneliyle arama motorları (bunlara makale arama ve her türlü internet taraması yöntemleri dahil) kullanıcıların taleplerine ve ilgilerine göre değişebilen, öğrenebilen sistemler. Biz onları kullandıkça, bizden topladıkları verilerle kendilerini geliştirebiliyorlar. Fakat bir de madalyonun öbür yüzü var. Biz de bu sistemleri kullandıkça kendimizi o sistemin tepkilerine göre geliştiriyoruz. Hatta, önceki öğrenme ve değer üretme kavramlarımızın ağırlığı bu tarama yetisini geliştirmeye kayabiliyor.

Arama araçları biz onları kullandıkça bizim alışkanlıklarımızı öğreniyor, bazı bilgileri bu doğrultuda unutuyor. Biz de burada sadece özne değiliz, özne olmak ile nesne olmak arasında devinip duruyoruz.

28 Kasım 2009, Kategori: Genel,

Ortaya karışık

Yorum yapılmadı

Doğru düzgün bir ad bulamadım yazıya, son zamanlarda farkettiğim şeyleri eklediğim için böyle olsun dedim. İhtimaldir, sizin de başınıza gelirse bilin. Ya da benim başıma tekrar gelirse buraya bakayım (malum, bunu en çok yapan kişi benim).

Linux'ta root kullanıcısının çöp kutusu

Verileri güzelce yedeklemek için "Simple Backup Suite"i kurmuştum. Uzunca süredir çalıştırmıyordum, geçende çalıştırayım dedim. Çalıştırmak için root olmanız gerekiyor. Ayarları değiştirmiştim ama nasıl oldu anlayamadan hedef klasörü /var/backup/ olarak atamış ve oraya yedeği almaya başlamış. Bir ara uyardı yer kalmıyor diye, ben anlayana kadar doldu benim disk! Girdim nautilus'a süper kullanıcı olarak, tüm yedeği sildim. Aklımca yer açtım. Problem yok gibi, sonra kapadım yattım. Ertesi gün Ubuntu'yu açmaya çalışıyorum açılmıyor, bir de şöyle bir sorun veriyor: "The configuration defaults for GNOME Power Manager have not been installed". Problemle ilgili internette bulduğum tüm çözüm önerilerini denedim. Ama meğersem yer kalmamış, yani ben dosyayı root'un çöpüne atmışım, ordan da silmeliymişim. O da /root/.local/share/Trash klasörüymüş. İçindeki files klasörünü boşaltınca sorun çözüldü ve sisteme giriş yapabildim. Acemilik işte...

Yazının tamamını okuyun »

19 Kasım 2009, Kategori: Programlama, Etiketler: , ,

Mendel eyyy

Yorum yapılmadı

Mendeley, daha önceden de bahsettiğim üzere bir doküman derleme/düzenleme aracı. Şu anki hali ile bile gözlerimi dolduruyor, çok başarılı. İstediğim tüm özellikler neredeyse var. Bu yazıda sizi de kullanmaya kandırayım dedim.

Özellikleri şurada var, işinize yarar mı diye bakabilirsiniz ama ben kendi cümlelerimle kısaca anlatayım. Mendeley'de değişik koleksiyonlar oluşturup, elinizdeki dokümanları onlara göre sınıflandırabiliyorsunuz. Örneğin; tezler, makaleler, bildiriler, notlar, bilgilendirici rehberler, vb. Dokümanların meta-bilgisini dokümanı yüklediğinizde çekebiliyor. Yani yazarını, adını, yayınlandığı dergiyi, tarihini, ve dahasını... Çok meşhur yerlerde yayınlanmayan şeyleri çekemiyor tabi, onları elle değiştirebiliyorsunuz ama onu da "ben bundan emin değilim" diye size söylüyor.Bu çok önemli bir özellik, çünkü literatür taraması yaparken bibtex dosyasını elle oluşturmaya pek bulaşmıyorsunuz. Hem IEEE'den inen makale adları getPDF.pdf şeklinde saçmasapan inebiliyor. Onlardan otomatik olarak bilgiyi çekip, dosya adını da güzel bir şekilde otomatik değiştirebiliyorsunuz. Bilmiyorum bu isimlendirme işi sizin de canınızı sıkıyor mu? Bu çözüm şimdiye kadarki kullandığım en temiz ve otomatik çözüm.

Yazının tamamını okuyun »

18 Kasım 2009, Kategori: Genel,

Efsane öğretmen Walter Lewin

Yorum yapılmadı

Walter Lewin'i hiç görmedim, dersine hiç katılmadım. Ama ne kadar çok katılmak isterdim, anlatamam. Öğretme işlemi ile  yakından ilgisi olabilecek bir insana ondan daha iyi bir rol model olamaz sanırım.

Böylesine çarpıcı bir öğretmen aksiyonuyla ilk kez Newton'un Karanlık Sırları (Newton's Dark Secrets) belgeselinin 15:15'teki anında karşılaştım ve sonra bu adı hafızada bir kenara attım. Sonradan farkettim ki MIT, genç fizik meraklılarını Walter Lewin'e emanet etmiş ve dersleri herkesin erişimine açmış. Hem de bu dersleri youtube'da altyazı ile izlemek mümkün! Şimdiki lisanslar çok şanslı. Hoca kötü, öğrenemiyorum falan diye hiç şikayet etmeyin, artık o çağlar kapanmak üzere. Öğrenmek isteyen için -en azından temel derslerde- muhteşem kaynaklar var. Neyse, Walter Lewin'in şu dersleri var:

Bunlar fizik bölümü dışında, tüm temel bilimler ve mühendislik öğrencilerinin gördüğü temel fizik derslerini kapsıyor. Motivasyon için elektrik ve manyetizma giriş dersinin ilk iki dakikasını izleyin derim. Hem güldürüp, hem düşündürüyor derler ya, işte o türden!

Yazının tamamını okuyun »

18 Kasım 2009, Kategori: Eğitim,

Linux'ta kullandığım yazılımlar

Yorum yapılmadı

GNU/Linux kullanmak isteyen insan, ilk çabalarında asıl zorluğun işletim sistemini öğrenmekte değil de yazılımlarda yattığını farkeder. Zorluk nerde derseniz, alışkanlıklarımızda ya da daha doğrusu bağımlılığımızda. Örneğin resimleri işlemek için Gimp de çok iyi bir yazılım olmasına rağmen Photoshop kısayollarından ve arayüzünden gelen biri, bu yeni ortamda, sudan çıkmış balığa dönebilir. Velhasıl-ı kelam, ben de bu sudan çıkmış balığa dönenlerden olduğumdan bunun anlamını iyi biliyorum. Çıkmaya çalıştığım su da akvaryum suyu :)

Akvaryumdan okyanusa atlamaya cesaret eden diğer balıklar için de kullandığım yazılımları eklesem iyi olur diye düşündüm. İşte benim kullandığım ve önerebileceğim temel yazılım listesi:

Yazının tamamını okuyun »

14 Kasım 2009, Kategori: Genel,

Khan Academy

Yorum yapılmadı

Salman Khan, teknolojiyi tüm insanlığın eğitiminde kullanabilmek ümidiyle Khan Academy'yi kurmuş. Trigonometriden doğrusal cebire, olasılıktan diferansiyel denklemlere kadar çok çeşitli konularda temel videolar var. Anlaşılabilir ve çok sade (sanal olarak karatahtaya renkli kalemlerle) hazırlanmış. Keşke daha önceden keşfetseymişim dedirtecek kadar güzeller.

Fırsat buldukça, çağımızın konvers ve smirnofa müteakiben en yaygın gençlik furyası olan dizileri izleyeceğime onlara bakıyorum :) Beyninize hava gitmesi için size de tavsiye ederim.

Şurada da bu işin öyküsünü anlatmış. Yeğenlerine, derslerindeki başarıları için uzaktan (bilgisayarla) yardım ederken çıkan ortak zaman ayarlama sorunları sebebiyle videoları youtube'a koymuş ve ardından gelen ilgiyi görünce bu yönde daha ciddi çalışmalara başlamış. Ve Khan Academy doğmuş...

6 Kasım 2009, Kategori: Eğitim,